
EK BESİNLERE
BAŞLARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
İlk 4-6 ay sadece anne sütünü vermek kadar bu
aylardan itibaren ek besinlere tam zamanında başlanması da son derece önemlidir.
Bebekte tad duyusu erkenden gelişir. Hazırlanan mamanın tadının iyi olması ve
bebeğin ağız tadına uyumlu olması gerekir. Örneğin sebzeleri tuzlu yemiyorsa
şekerli hazırlamak gerekir. Mamanın çok sıcak veya ılık veya soğuk olması,
pürelerin pürtüklü olması bazı çocukları yeme konusunda isteksiz olmaya itebilir.
Kaşık ile kendi kendine yemesi, etrafı kirletmesi pahasına da olsa tercih edilmelidir.
Sevmediği bir mamayı bir süre vermekten vazgeçip sonradan tekrar vermek, mücadele
edip zorla yedirmekten çok daha iyi sonuç verir. Böylece hem anne hem de çocuk
gereksiz yere strese girmemiş olur.
Ek besinlere başlarken dikkat
edilmesi gereken noktalar:
1- ilk kez denediğiniz bir besini başlangıçta 2-3
çay kaşığı verip, alerji belirtileri(yüzde, vücutta kızarıklıklar, karında
şişlik, gaz sancısı, huzursuzluk, kusma, ishal...) görülmediği takdirde günbegün
arttırılır. Yaklaşık 15-20 gün içinde herhangi bir alerji belirtisi görülmezse
denenen besin bundan sonrası için rahatlıkla verilebilir.
2- Alerji belirtileri ortaya çıktığı takdirde
denenen besin 10-20 gün verilmez. Daha sonra aynı besin daha önce anlatıldığı
şekilde yeniden başlanır. Eğer yine alerji olursa tekrar kesilerek bir süre sonra
denenir.
3- Püre hazırlarken vitaminlerin kaybolmaması için,
mikser yerine cam rende kullanılmalıdır.
4- İlk denenecek meyvanın portakal, mandalina, limon;
sebzenin de lahana, patlıcan, pırasa, maydanoz, kereviz, karnabahar, pancar ve ıspanak
olmamasına özen gösterilmelidir. Verilecek sebze ve meyvalar taze ve olgun olmalı,
çürük olmamalıdır. Ayrıca bebeklerde ishal yapan dut, incir gibi meyvalar erken
yaşlarda verilmemeli, 1,5-2 yaştan sonra verilmelidir.
5- Bebeklere verilecek yoğurt evde hazırlanmalı,
ekşi olmamalıdır. Ayrıca süzme yoğurt verilmemelidir. Çünkü süzme yoğurdun
bebeğe hiçbir faydası yoktur.
6- Bebeklerde tercih edilen karbonhidratlar pirinç ve
buğday unlarıdır. Nişastanın hiçbir besin değeri olmadığı ve verilmemesi
gerektiği unutulmamalıdır. Ayrıca mısır ununun da aminoasit dengesi bozuk olduğu
için süt çocuğu döneminde verilmemesi daha uygundur.
7- Hazırlanan yiyeceklerin mikroplardan iyice
arındırılmış olması ve mama kaplarının temiz tutulmasına dikkat edilmelidir.
8- Ilk ek besin denemesi için sabah veya akşam
öğünlerini kullanmak doğru değildir; en doğru zamanlar öğlen veya ikindi
öğünleridir.
9- “Ek besin olarak öncelikle sebze maması mı,
yoksa pirinç maması mı ?” sorusuna yanıt: anne sütü kadar değerli olabilecek olan
sebze mamasıdır. Ancak tadı anne sütünden oldukça farklı olduğu için bebek, bu
mamaya başlangıçta sorun çıkabilir ve mamayı reddedebilir. Pirinç maması ise
alerjik bünyeye sahip bebeklerde öncelikli olmalıdır. Ancak görüntüsü ve tadı
süte benzediği için bebek bunu kaşıkla almayı reddedebilir.
10- Yeni bir besin tüm çocuklar tarafından hemen
kabul edilmez. İlk denemede almazsa; 1-2 gün sonra ve çocuk aç olduğu bir
sırada tekrar denenir. Yine almazsa 1 hafta sonraya ertelenir. Bir hafta sonra da
olmazsa; bir kaşık sevdiği besinden, bir kaşık da sevmediği besinden verilerek
alıştırılmaya çalışılır.
11-Ek besin olarak hazırlanan mamalar, biberonla
verilmekten çok kaşıkla verilmesi tercih edilmelidir.
12-Besinler soğuk veya çok sıcak olmamalı, ılık
olmalıdır. Bebekler ılık besinleri daha çok severek alırlar.
13-Çocuk hasta iken yeni besinlere başlamak doğru
değildir. Sevdiği ya da kolayca aldığı besinleri vermek daha uygundur.
14-Çocuğun beslenmesi için her öğün 20-30 dk.lık
bir zaman ayrılmalıdır. 5-10 dk içinde midesi doldurulan bir çocuk daha çok hava
yutar. Buna bağlı olarak da kusmalar ve karın ağrıları görülebilir.
Yrd
.Doç.Dr.Hayri Levent Yılmaz

Önceki Sayfa